“Liderlik özelliğinizi bir örnekle açıklayabilir misiniz?”
Bu soru yeni mezun olarak katıldığım iş görüşmesinde karşıma çıkmıştı. Hazırlıksız yakalandığım için şöyle cevap vermek gelmişti içimden; “Çok iyi halay başı olurum.” Tabi bu cevabı ver(e)medim ama verdiğim cevap beğenilmiş olacak ki işe kabul edildim.
O dönemlerde liderliğin tanımı bambaşkaydı benim için. Sonrasında iş hayatımın her evresinde liderin ne demek olduğunu sürekli sorguladım. Kendime, iyi lider olduğunu düşündüğüm kişileri rol model seçtim, onları örnek aldım hatta taklit ettim. Zaman içinde liderlik tanımına ilişkin düşüncelerim ve algım sürekli değişti. Bir kaç yıl önce Harvard Business Review’da yayınlanan "Leadership That Gets Results" ve "6 Common Leadership Styles — and How to Decide Which to Use When" makalelerini okuduğumda aradığım cevabı bulmuştum. Bu makalelerde liderliğin 6 stili anlatılıyordu. Hangi duruma göre bu stillerin kullanılacağı ve liderliğin tek bir davranış şeklinin olmayacağı, içinde bulunulan duruma göre farklı yetkinliklerin ön plana çıkarılması gerektiğinden bahsediliyordu. Aslında aradığım cevap buydu. Yıllardır tek bir tanım bulamamış olmamın sebebi doğru tanıma ulaşamamış olmamdı. Bazen uyum içinde çalışan bir ekibe liderlik edersiniz, bazen krizin tam ortasında bulursunuz kendinizi, bazen müşterilerin beklentisi değişmiştir, bazen de sıfırdan bir ekip kurmanız gerekebilir. Nasıl her koşulun dinamkileri farklıysa liderlik becerilerinin de farklı olması o kadar doğaldır. Makalede verilen örnekte olduğu gibi, golf oyuncuları sahanın ve hedefin durumuna göre en uygun sopayı saniyeler içinde nasıl seçiyorsa, durumsal liderlikte de içinde bulunulan duruma uygun davranış şekli aynı şekilde anında seçilmelidir.
Peki bu 6 liderlik stili nedir ve hangi durumlarda hangilerinin kullanılması gerekir?
1. Zorlayıcı (Coercive) — Anında itaat talep eder. Kısa vadede işe yarasa da kurum kültürüne zarar verir, çalışan devir hızını artırır.
Ne zaman kullanılır: Sadece kriz anlarında uygundur.
2. Otoriter/Vizyoner (Authoritative) — Ekibi ortak bir vizyona doğru harekete geçirir, günlük işi büyük amaçla bağlar, mikro yönetim yapmaz. En etkili ve ilham verici stildir.
Ne zaman kullanılır: Değişim ve belirsizlik dönemlerinde özellikle faydalıdır.
3. Öncü/Hız Belirleyici (Pacesetting) — Kendine ve ekibe yüksek standartlar koyar. Başarısızlıklara odaklanırsa geri teper, baskı ortamı oluşabilir.
Ne zaman kullanılır: Sadece yüksek motivasyonlu, uzman ekiplerde (Ar-Ge gibi) ve kullanılmalı.
4. Bağlayıcı (Affiliative) — Duygusal bağ ve ekip ruhu inşa eder, olumlu çalışma ortamı yaratır.
Ne zaman kullanılır: Tek başına yeterli değildir; performans sorunlarında yetersiz kalabilir, otoriter stille dengelenmesi önerilir.
5. Demokratik (Democratic) — Ekibe karar alma sürecinde söz hakkı verir, fikir ve geri bildirim toplar.
Ne zaman kullanılır: En iyi yönün belirsiz olduğu durumlarda idealdir; kriz anlarında veya deneyimsiz ekiplerde uygun değildir.
6. Koçvari (Coaching) — Bireysel gelişime odaklanır, çalışanların uzun vadeli hedeflerini anlamaya zaman ayırır.
Ne zaman kullanılır: Özellikle bire bir performans değerlendirmelerinde etkilidir.
Durumsal liderlik özelliği nasıl geliştirilir?
Bir çok gelişim yolculuğunda olduğu gibi burada da farkındalık gerekiyor. Ama en önemlisi, tutarlı olmak. Yani, benzer durumlarda aynı liderlik stilinin gösterilmesi gerekir. Diğer türlü güvensizlik oluşturabilir.
Şimdi düşünüyorum da iş görüşmesinde içimden gelen cevabı verebilirdim. Neticede halay başı olmak da durumsal liderlik gerektirir. Müziğin ritmi, halay grubu, düğün sahibinin beklentisi ve mekanın genişliğine göre liderin karar vermesi gereken durumlar olabilir 😊
Kaynaklar:
https://www.cdfifund.gov/system/files/documents/(51)-leadership-that-gets-results.pdf
https://hbr.org/2024/04/6-common-leadership-styles-and-how-to-decide-which-to-use-when

0 comments:
Yorum Gönder